17/25

Dün CHP. İl Başkanlığı'mız haftayı görkemli bir açılışla yad etti.

Hazırlanan dövizleri ve pankartları bir görmeliydiniz,

Kalabalık kitle öyle coşmuştu ki Kızılay'da yer yerinden oynadı.

Hele ilçe örgütlerimizi bir görmeliydiniz, Ankara'mızın tüm ilçe başkan ve temsilcileri yek vücut, il başkanımızın yanında 17/25 diyerek kararlılıklarını dile getirdiler.

Genel merkezimize ait otobüsün üzeri adeta yıkılıyordu.

Hep birlikte muazzam kalabalık selamlandı ve hep birlikte sol yumruklar sıkılarak17/25 şarkıları söylendi.

Bekle 17/25 biz geliyoruz denildi.

17/25"e geçit vermeyeceğiz denildi.

Öyle bir kararlılık vurgusu yapıldı ki, sıkıysa artık 17/25 günleri yaşansın bir daha ülkemde..

Biz varız, biz karşıyız, biz hesap sorarız denildi.

Oradan başkanlarımız partimizin devasa otobüsünden inerek, inerken ayağı kayanları zar zor tutarak kazasız belasız halkın önüne geçtiler ve kol kola girilerek,17/25 anıtının önüne siyah çelenk koydular.

Bu görkemli kınamadan sonra onbinler birlikte "Gündoğdu marşı"nı söylerken, başkanlarımız "Ankara'nın Bağları" türküsü eşliğinde halkın coşkusuna coşku kattılar.

Nasıl da kutladık, pardon kınadık ama derdik de, diyemedik.

Çünkü "yolsuzluk haftasında" ,"demokratik" bir adaylık açıklaması ile günü güme götürdük.

Büyüklerimiz ilçe başkanlarımızı göreve davet etmiş, belediye başkanlarımıza "güçuyuma" ,"takımına sahip çık" demiş ve buna kayıtsız kalmayan genel merkezimiz de " parti otobüsümüzü" tahsis ederek coşkuya coşku katmıştır.

Partimizin otobüsünün akaryakıtını da coşkulu kalabalık avuç avuç doldurarak 17/25 haftasına uygun bir fedekarlığını göstermiş ve "yaşasın devrimci dayanışma" sloğanları atarak," parti içi demokrasi"nin en güzel örneğini veren adayımız ve başkanlarımızı çılgınca alkışlamışlardır.

Biz nasılda gösterdik "parti içi demokrasi"yi ey diğer partiler, sakın sırf il başkanı için geldi demeyin, ilçe başkanlarımız tüm adaylar için de gelecekler, genel merkezimiz yine otobüs gönderecek, halkımız yine akaryakıtını dolduracak.

Ne sandın art niyetli.

--

Dün 17/25 haftasının başlangıcıydı, Ankara İl Örgütümüz ayakkabı kutuları, kol saati, para sayma makinesi ile bankaların önündeydi, demek istedik de maalesef ilin önündeydi.

Yani kınamadık, adaylık açıkladık.

Hem bize ne yolsuzluktan, hırsızlıktan zaten uzun zamandır bıraktık kınamayı, kovalamayı, birkaç küçük salon toplantısı, küçük gruplarla açılışlar, resim çektirmeler,

Nasıl da faaliyet gösterdik dimi.

Yeniden göstereceğiz, tabi faaliyetimizi..

Biz efendi adamlarız, öyle itiraz edip durmayız. Ne gösterisi, hesap sorması,

Aman işin yoksa gaz ye,jop çok acıtıyormuş,

Bir de gözaltı mazallah,

Nezarethanede yemekler de berbatmış,

Suskunluğumuz değilmidir sıkıştığımız,

Sokakta yok,atölyede yok, okullarda yok, gecekonduda yok, Anadolu"ya biz hasret, O bize muhtaç..

Dün sustunuz, bugün itiraz ediyoruz, yarınları asla susanlara teslim etmeyeceğiz.

Emek, Vicdan, Örgüt...

--

ERDOĞAN KILIÇ