Facebook'ta takip et.Twitter'da takip et. Abone Ol!
Ertuğrul Kılıç
CHP’NİN 37. KURULTAYININ SORUN TESPİTİ VE DEĞİŞİM
27.07.2020

Olağan koşullar ve önlemler altında CHP’nin 37. Kurultayı yapıldı. Birçok açıdan yeni ve koşulları zorlayıcı bir kurultay oldu.

Demokratik süreçler açısından çok sayıda eksikliği içerisinde taşıyordu. Kurultaya katılan delegasyon açısından, kendilerinin kurultaya ne katacaklarını değil de Genel Başkanın neler konuşacağı ve yeni parti meclisi listesinin nasıl oluşacağı çok daha dikkat çekici bir şekilde ortama yansıyordu.

Kurultayın gidişatı da bu gizergahta oldu. Sn. Kılıçdaroğlu’nun konuşması daha önceden gazetelere yazıp çizdiği ve diğer konuşmalarında ortaya koyduğu, görüşlerinden oluşturulmuştu. Ülkemizin içinde bulunduğu ortamı değerlendirirken bir ekonomik kriz yerine ekonomik buhran yaşadığı tespitini yaparak içinde bulunduğumuz durumu daha zor şartların oluşturduğunun altını çizdi.

Sn. Kılıçdaroğlu konuşmasının başında Kurultay, “ alçakgönüllü bir uygarlığın inşasına çağrı kurultayıdır. İşsizliğin, yoksulluğun, adaletsizliğin, liyakatsizliğin, kayırmacılığın, umutsuzluğun nasıl ortadan kaldırılacağını açıklayan bir kurultaydır” diyerek hedeflerini de sözlerinin başında açıkladı.

Adalet yürüyüşünü hatırlatarak, oradan başlayan bir mücadele sonucu, 31 Mart yerel seçimlerinin, kazanılarak yeni bir durumun ortaya çıktını ve iktidarın örmüş olduğu duvarların yıkılacağı hedefini kurultay delegesine göstermeye çalıştı.

Kurultayda CHP’ nin tarihinde yapmış olduğu açıklamalardan farklı olarak ilk defa kurultay delegelerini de ortak ederek bir manifesto ortaya koydu ve bu manifestoyu delegasyona da onaylattı.

CHP’nin kurultayı yaklaşırken başlıklı yazımda da belirttiğim gibi kurultayın esas amacının kurultayda alınacak kararlarda ve bunun topluma yansımasında verilecek mesajların önemli olduğunu, delegelerin kendi illerine dönerken yeni bir heyecanla ve alınan kararları taşıyarak yeni bir enerji yaratmaları gerektiğinin altını çizmiştim.

Bu amaç, yayınlanan manifesto ile gerçekleşmiş ve kurultay delegelerinin önüne ve hatta bütün CHP örgütleri ve üyelerinin önüne nelerin yapılacağı ve hangi sorunların toplumun acil çözülmesi gereken sorunları olduğu belirlenerek yeni görevler ortaya konulmuştur.

Manifestodaki sorun ve çözüm önerileri tartışılabilir. Dünyada ve ülkemizde yeni gelişen ekonomik, sosyal ve siyasal gelişmeler ışığında tatmin edici olmayabilir. Hatta eksik olduğu ve geliştirilmesi gerekti de söylenebilir. Ancak ülkenin içinden geçtiği durum göz önünde bulundurulduğunda, bu bir nebzede olsa geriye bırakılabilir bir durum olarak kabuledilebilir.

Kurultay’da Türkiye’nin bu durumda olmasını sağlayan temel beş sorun tespit edilerek, bunları kurultay delegelerinin huzuruna getirerek altını bir kez daha çizmiştir.

Bunları;

Demokrasi,

Ekonomi,

Siyasi bağımsızlık ve dış politika,

Eğitim,

Toplumsal barış,

başlıkları altında toparlayarak somutlandırılmıştır.

Bu sorunlar ülkemizin tarihi boyunca bütün dönemlerde önemli başlıklar olarak ortaya çıkmış, tarihsel zaman içerisinde içerikleri değişerek günümüze kadar gelmiştir.

Ancak kurultaya genel olarak bakıldığında, zor koşullar altında olabildiği kadar sıkı önlemlerle yapılmaya çalışılmış. Demokratik usuller şeklen de olsa işletilmeye çalışılmıştır. Bu istenilen ve bütün yönleriyle yaşanılan dünyada ülkemizin durumunun ve geleceğinin ortaya konulduğu anlamına gelmemektedir.

Yine de ortaya somut sorunların konulması ve çözüm önerilerin kurultay açısından konulması gelecekte söylenen şeylerin ne kadarının yapıldığı ve öngörülerin doğruluğu denetlenebilir olması açısından önemli olmuştur.

Parti açısından ve ülkedeki sorunların köklü çözümlerinin ortaya konulması ve planlanması başka bir bahara kalmıştır. Bu da kurultayın sonuçları açısından yapılamayan bir eksiklik olarak tarihe geçmiştir.

 


Bu yazı 756 kez okundu.

HAVA DURUMU

ANKARA

SON YORUMLAR

ANKETLER

sizin sozcünüzle tüketiciyardım birlikte hizmetini nasıl buluyorsunuz?

Sizin Sözcünüz © 2015 - 2019 | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Espower Bilisim